ekolojik devrim [üçüncü doğa ve özgür yaşamın inşası]

ibrahim halil aydın

İlk olarak, 1990’larda Brezilya’da, Amazon ormanlarında duymuştum. Sendikacı Chico Mendes, Amazon ormanlarını savunmak için mücadele ederken, 1988 yılında katledilmişti. Bu beni o kadar şaşırtmıştı ki, geri döndüğümde, “Çevre mücadelesi diye küçümsemeyin, Brezilya’da insanlar öldürülüyor” diye herkese anlatıyordum. O günlerde ‘klasik’ mücadele alanlarında çalışan insanlar için, o zamanlardaki adıyla, ‘Çevre’ mücadelesinin önemini vurgulamaya uğraşırken, bu örnek bile, sadece ‘egzotik’ bir anı olarak dinleniyordu.

Bizim gibi, ‘başka çelişkilerin derinleştiği’ topraklarda, bunun hakkında konuşmak bile lükstü sanki. Aslında Chico Mendes de kendi yaşadığı bu süreci; “Önceleri kauçuk ağaçlarını kurtarmak için mücadele ettiğimi düşündüm. Sonra Amazon ormanlarını kurtarmak için mücadele ettiğimi sandım. Şimdi ise insanlık için mücadele ettiğimi anlıyorum” diye ifade ediyordu, öldürülmeden kısa bir süre önce.

Bugün ise, bu topraklarda, kadın özgürlük hareketiyle birlikte ekolojik mücadele, dünyanın en önemli değişim potansiyellerinden birine sahiptir. Kürt siyasal hareketinin, dünyanın sokaklarını saran “Jin, Jiyan, Azadî – Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganında ifade bulan bu birliktelik, artık bütünüyle teoriden pratiğe geçmenin sancılarını yaşamaktadır.

Tam böyle bir dönemde İ. Halil Aydın’ın bu kitabı, yaşamın örgütlenmesinde bir yapı taşı olarak önümüze çıkıyor. Her ne kadar tutsaklar arasında bir komün çalışması olarak doğmuş olsa da tam aksine herkesi bir özgürlük pratiğine davet ediyor. Ayrıca bu kitabın, yazarın kendisinin de katıldığı, “Viranşehir – Ax u Av komünü” diye anılan, ‘barınma hakkı’ üzerinden bir ekolojik örgütlenme deneyiminin izlerini de taşıması, bizim için oldukça önemli. Yani ‘İki-üç daha fazla pratik!’

O zaman yollara düşmek üzere…

Metin YEĞİN